Yazdır
PDF

Mert Bir Kere Ölür, Namert Bin Kere

“Çölde devesiyle seyahat eden bir bedevi, yolu üzerinde susuzluktan dudakları kurumuş, bitap hâlde bir adama rast gelir. "Su! Su!" diye inleyen bu adama devesinden inip su verir. Suyu içip kendine gelen adam, bedeviyi itip onun devesine atlayarak kaçmaya başlar. Bedevi düştüğü yerden adama seslenir: "Deveyi al git ama lütfen bu hadiseyi kimseye anlatma!"
Nankör adam sebebini merak edip sorunca bedevi cevap verir: "Eğer sen bu yaptıklarını anlatırsan, bu kulaktan kulağa her yere yayılır ve insanlar artık çölde rastladıkları muhtaç kimselere yardım etmezler."
İşte şimdi tam da içimizdeki bu nankörler yüzünden iyiliğe küstük, cömertliği unuttuk.

Yazdır
PDF

‘Milli’ Eğitim

Son yıllarda  milî eğitim politikalarında yaşanan sık değişiklikler kafaları allak bullak etti. Eleştirildi, yerden yere vuruldu. Kaostan beslenenler en önde bayrak taşıdı. Bu kargaşa her zaman olduğu gibi bazı kesimlerin cebini doldurmaya yaradı.
4+4+4 sisteminin 2012-2013 döneminden itibaren uygulanmaya başlaması; İmam Hatip Ortaokullarını, Kur’ân-ı kerim ve Siyer-i nebi derslerini de beraberinde getirdi. En son yapılan düzenlemeyle de 10 yaşından itibaren başörtüsü takabilme serbestliği getiren yönetmelik değişikliği millî eğitimi tartışılır bir kurum hâline getirdi. Peki neydi istedikleri? İşlerine gelmeyen her konuda temcit pilavı gibi ısıtıp ısıtıp önümüze koydukları sözüm ona "millîlik" neydi?

Yazdır
PDF

PASSOLİG UYGULAMASI

Son yıllarda bilhassa futbol maçlarının oynandığı statların tribünlerinde artan şiddet olaylarını azaltmak maksadıyla sık sık spor ile ilgili yeni düzenlemeler yapıldığının farkındasınızdır. Elbette sporda şiddet ve düzensizliğin önlenmesine yönelik bu çabaların takdirle karşılanması gerekiyor ancak unutmamalıyız ki, siyasetçisinden toplumun her kesiminden insanına, öğrencisinden çeşitli meslek grup mensuplarına kadar bizim insanımız bazı konularda, özellikle de takım taraftarlığı mevzuunda çok fanatik bir görünüm sergiliyor.

Yazdır
PDF

Fitneden Kaçınmak Üzerine

Fıtratımız gereği daima huzurlu ve sakin ortamları daha çok tercih etsek de aramızdan bazıları heyecan ve macera arayışındadır. Çünkü monoton bir hayat kimimizde bıkkınlık hissi uyandırabilir. Yine de istikbale yönelik yararlı projeler için teşebbüse geçmek istiyorsak genellikle sükûnet ortamını tercih ederiz. Buradan da rahatlıkla anlayabileceğimiz gibi Allah'ın bize bahşettiği üretkenlik özelliğini verimli bir şekilde ortaya çıkarabilmek için elverişli ortamlara muhtacız.

Yazdır
PDF

Başbakan Kim Olacak

Sevgili okuyucularım, aşağıdaki yazıyı 15 Aralık 2011 tarihinde yazmıştım. Bugün bir kere daha okumakta fayda mülahaza ediyorum.

Başbakan’ın ameliyat olması sonucu evinde istirahata çekilmesiyle birlikte bir de şike yasası meselesi ortaya çıkınca çeşitli senaryolar üretilmeye başladı. Aslında bu vesileyle demokrasimizin hâlâ rayına oturmadığını da fark etmiş olduk. Demek ki bizde liderlik yani şahsa dönük yönetim henüz misyonunu tamamlamamış. Bunun sonucu Başbakan Recep Tayyip Erdoğan Cumhurbaşkanı olunca (olunca diyorum çünkü bu kesin gibi görünüyor) yerine kim geçecek?

Yazdır
PDF

Harvard Üniversitesindeki Konuşma

Geçtiğimiz günlerde televizyonda can sıkıcı bir habere denk geldim ve bu konu hakkında yazmaktan kendimi alıkoyamadım. Harvard Üniversitesinde konuşma yapan Cumhurbaşkanımız Abdullah Gül’e bir dinleyici, “ Burada demokrasi dersi vermeye utanmıyor musun?” dedi. Bu ne seviyesiz, bu ne çizgisiz ve haddini bilmez bir hitap şeklidir. Efendim, sen kimsin de kendi çapına bakmadan T.C. Cumhurbaşkanına karşı böyle bir üslup kullanabilme cüret ve küstahlığını gösterebiliyorsun?